Sebep virüs müydü yoksa insanoğlu mu?

Çinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan,2020 yılında kendisinden çokça söz ettiren virüs. Malumunuz Covid-19. Maddi, manevi büyük kayıplar verildi. Sağlık sistemi çöktü, herkes herkese düşman oldu. Medeniyetlerinden burunları havada gezen bir çok ülke o kadar medeniyetli kaldılar ki.Vatandaşların yarısı ölüme terk edildi,bir kısmı kendi evlerinde cebelleşirken belirli bir kesim ise hastanelerde ölüm kalım savaşı vermeye devam ediyor. Her şeyden önce sağlık konusunda bu kadar zemini sağlam bir ülkenin vatandaşı olduğum için ve bu güzel topraklarda yaşadığım için gururluyum.O bir yana. Gözle görülüp de inkar edilmeyecek kadar gerçek lüks hayatlarımız kaldı geriye. Güney Amerika’da çocuklar bir dilim peynir için sonsuz tebessüm içindeyken, “nutellam olmadan kahvaltıya gelmeyeceğim” diye ağlayan çocuklar, çocuklarımız kaldı. Bir dilim ekmeğe muhtaç onlarca can varken, çöplere atılan ekmekler kaldı. Ekmek yerine pasta yiyen o ışıltısı batsın hayatlarımız kaldı. Bir yudum suya muhtaç insanlar varken,dünya bir kıtlıkla tehdit altındayken,gereksiz onlarca şekilde elindeki her şeyi sonsuz sandığı gibi suyu da ziyan eden belirli kesim kaldı. Magandaların umarsızca ateş ettiği ve binlerce kuşun ölümüne sebep olduğu o gökyüzünden şimdi geriye pencere ardından izlerken büyük keyif aldığım özgür kuşlar kaldı. Gürültü,ses,hava kirliliği büyük oranda azaldı diyorlar. Topluca ona insan kirliliği desek ya. Herkes kendi çöplüğüne çekilince doğa tabi ki güzelleşecek. İnsan doğal yaşamın hangi güzelliğine elini uzatsa orada bir yangın oldu. Ormanda mangal keyfi yapmak istedi bir sürü toprak altındaki can,ağaç onun keyfi için kül oldu. Rabbim dedi ki”Hayvanlar benim sessiz kullarımdır, şimdi zulme susuyorlar ama hesap günü konuşacaklar.”Duymadı,okumadı kaile almadı insanoğlu hayvanlara akla gelmeyecek eziyetler etti. Ormanlar, içinde hayvanlar varken yakıldı,develer katledildi,köpekler,kediler tekmelenelerek öldürüldü. Yetmedi. Beğenmedi insanoğlu bozuk,zehirli yiyecekleri hayvanlara yedirdi. Kaç can bir umutla karınlarını doyurmak için yediği o yiyecekler yüzünden hayatını kaybetti..Şöyle bir bakınca aslında ne kadar doyumsuz ne kadar şükürsüz ve ne kadar nankör bir varlık imiş insan oğlu. Kim ne ders çıkardı bilmem,kim halinden memnun bilmem ama şunu çok iyi biliyorum ki şükretmek için hep daha fazlasını isteyince insan elindekilerden oluyor hemde öyle teker teker değil, komple! Şimdi herkes kendi savaşında. Pencereni aç ve gökyüzüne bir bak. Aslında şükürlük ne kadar sebebin olduğunu,sağlıkla içine çektigin her nefeste bir kez daha anla. Şuan hastanede makinelere bağlı nefes alan bir çok hastaya nazaran kalkıp kendi evinde camını açabilecek gücün olduğuna bile şükredeceksin. Geçecek tabi ki. Hiçbir şey kalmayacak. Ama geçtiğinde daha bilinçli daha güzel, çiçekli pencerelerden bakabilirsek dünyaya, o zaman daha kurtarılabilir hayatlar yaşayacağımızı umuyorum. ‘Sağlıklı sevdiklerimizle içilen bol kahveli,çaylı ve güneşli günlere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir